13 Şubat 2016 Cumartesi

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov | Kitap Yorumu




Kitabın adı: Beyaz Gemi
Yazarı: Cengiz Aytmatov
Çevirmeni: Refik Özdek
Yayınevi: Ötüken Yayınları
Baskı: 1995
Sayfa Sayısı: 169


 Arka Kapak Yazısı: Romanın kahramanı yedi sekiz yaşlarında bir çocuktur. Çocuk, saflığın, bozulmamışlığın ve geleceğin sembolüdür. Aytmatov, çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman kurgusunu meydana çıkarmayı başarır. Ona göre; çocukluk, gelecekteki insan karakterinin bir tohumudur. Çocukluk gerçek ana dili öğrenmeye ve çevresindeki insanlarla, tabiatla ve özellikle kültürle bağlarını hissetmeye başladığı dönemdir.
   Aytmatov, Beyaz Gemi ile destan, efsane ve masal gibi çoğu şifahi edebiyat unsurlarını eserlerine sokmaya başlar. Geçmişi temsil eden dede ile geleceği temsil eden çocuk arasında dramatik bir ilişki kurarak insan duygu ve düşüncelerine kendine has yorumlar getirir.


Not: Kitap 3. tekil şahısla yazılmıştır.


Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov


Herkese merhaba! Beyaz Gemi'nin DNA incelemesiyle karşınızdayım! 
Bu kitabı kitap okuma yazılısı nedeniyle okudum. Bu yazılıyı edebiyat hocam yapıyor ve bir kitap belirleyip öğrencilerden onları okumasını isteyerek o kitabı okuyup okumadığımızı anlamaya yönelik kitap hakkında soruların olduğu bir yazılı yapıyor. Evet, o halde yoruma geçebiliriz. :)
 Dünyaya bir çocuğun bakış açısından bakmamızı sağlayan bu kitabın temel konusu bir efsaneye dayanıyor. Boynuzlu Maral Ana efsanesi... Efsane, insanoğlunun bazen ne kadar da insanlıktan çıkabileceğini gözler önüne seriyor...
Kitabı elime ilk aldığımda yazarın soyadının ne kadar da ilginç olduğunu düşündüm: Aytmatov... İlk başta yazarı Türk sanıyordum ama sonra Kırgız olduğunu öğrendim. Zaten kitaptaki karakterler de Kırgız soyundan. Her neyse yorumuma doğru düzgün başlayamadım bir türlü. O halde... Başlayalım!
Kitabın ilk kısımları açıkçası sıkıcı ama okudukça akıcılaşıyor. Kitapta pek fazla olay olmasa da ilk bölümün dışında hiçbir yerde sıkılmadım.
Kitabın başrol kahramanı, çantasıyla konuşan, kaya ve bitkilere tek tek isim veren hayal gücü bayağı geniş olan bir çocuk. Söylemeliyim ki ilk defa başrolün ismi, kitapta hiç geçmeyen bir kitap okudum. Aytmatov çocuğun adını bir kez bile dile getirmiyor ve işin tuhaf yanı bunu kitabı bitirene kadar hiç fark etmemiş olmam. Sanırım çocuğun ismini hiç merak etmedim. Her neyse... Kitap karakterlerine gelince... Orozkul'dan nefret ettim. Kötülüğün vücut almış hali gibi bir şey... Eşine sırf çocuk doğuramıyor diye işkenceler çektirmesi yetmiyormuş gibi kayınpederine zerre saygısı yok. Ona kölesiymiş gibi davranıyor. Bu arada kayınpederi dediğim kişi çocuğun dedesi oluyor ve o kadar temiz kalpli bir adam ki...
Ancak söylemeliyim ki çocuğun dedesine kitabın son kısmında çok kızdım. Onu o kadar aşağılamasına rağmen Orozkula karşı gelmemek için öyle bir şey yapıyor ki... Şaşıp kaldım. Kitabın sonu gerçekten çok dokunaklı bitti.
Ve işte. Beyaz Gemi'nin DNA'sı, benim mikroskobum olan bakış açıma göre böyle görünüyor. Kitabı size tavsiye ederim. Çok güzel mesajlar içeren akıcı bir kitap.
Hoşçakalın!

Kitaba puanım:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder